YALANLA GERÇEK ARASINDA (Bu yazıda, Ümit AKTAŞ’ın Osmanlı Çağı ve Sonrası kitabı ekseninde, yazarın kitapta irdelediği düşünceler üzerine bir anlama/analiz gayreti yer almaktadır) Tarih, Doğu toplumları için gereksiz bir şekilde övünç ve utanç kaynağı olabiliyor. Bu sebeple geçmişimizin övünülecek yanlarını abartarak öne çıkarıyor, utanacağımız yanlarının ise üzerini kolayca örtüyoruz. Her ne kadar siyasi birer proje olsalar da ‘Diriliş Ertuğrul’, ‘Kuruluş Osman’ ve ‘Uyanış Büyük Selçuklu’ gibi diziler hem güncel politik mesajlarıyla taraftarlığımıza, hem de geçmişe öykünme hastalığımız sebebiyle asabiyetimize hizmet ediyor. Siyasetin ittifak eksenli dokusu, dizi ve sinema sektörünü de ister istemez biçimlendiriyor. Batıda da durum çok farklı değil aslında. Fransızlar; Tunus ve Cezayir...
Kayıtlar
Kasım, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KALEMİN DANSI GÖSTERGENİN OYUNU (*) Batılılar, emperyalizmin batı evreninden, batı medeniyetinden bir sapma olduğunu iddia ediyor. En azından yönetim felsefesi olarak demokrasiyi, ekonomik düzen olarak liberalizmi, evrensel felsefe olarak rasyonalizm ve hümanizmi pazarlayan bir coğrafya, emperyalizm gibi yok edici bir kavramın kendi içlerinden doğamayacağına inanmak istiyor! Demokrasiyle ilgili tartışmalar bir yana bu bakış açısı en baştan liberalizmin, rasyonalizmin ve hümanizmin masum, makbul ve mutlak doğru kavramlar olduğu iddiasına dayanıyor. Peki, emperyalizm ile ‘Batı Medeniyeti’ arasında gerçekten bir çelişki var mıdır? Messiri’ye göre yoktur. Batı; kendi dışındaki ülkelere insan hakları pazarlayan, yoksun coğrafyaların yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömüren, sistem ihraç ederek insan kaynağını yönlendiren ve yöneten emperyalist bir tahakkümün adıdır. Messiri’ye göre batının emperyalizmi reddetme gerekçesi olarak ileri sürdüğü nedenler, emperyalizmin temel...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
‘İKİ KERE HÜKMEN YENİK’ Jodi PİCOULT’un ‘Küçük Muazzam Şeyler’ kitabı okuduğum en iyi gizli ırkçılık kitabı diyebilirim. Amerikan Bestseller’ine mesafeli durmak çoğu zaman, zaman kaybınızın önüne geçebilir. Bu eserler edebi bir metinden ziyade klasik bir pazarlama ürünüdür de aynı zamanda. Çok satan roman kalıpları üzerinden üretilmiş, elde edilecek cironun hesaplandığı, bilanço hesaplarının niteliğin önünde olduğu metinlerdir bu kitaplar. Küçük Muazzam Şeyler de edebi niteliği ile öne çıkmıyor ama yazarın dili ve üslubu kendini fark ettiriyor. Jodi PİCOULT’ın siyahi kahramanı Ruth, ‘İnsanların renklerini görmüyorum’ diyen beyaz tenli avukatı Kennedy’ye gizli ırkçılığı anlatırken şunları söylüyor: ‘Hepimiz aynı ayrıcalığa sahip değiliz. Masadaki yara bantlarını alıp dosyaların ve belgelerin üstüne saçıyorum. Ten rengi diye kutunun üzerini okuyorum. Söyle bana bunların hangisi ten rengi? Benim ten rengim mi?’ (1) ...