GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAK
28 Şubat’ın üzerinden çok zaman geçmedi. Ama hafızasız bir toplum olarak aklımızda kalan hiçbir şey yok! 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül… Gün yüzüne çıkan-çıkmayan bir sürü darbe girişimi cabası. Daha Başbakanını asmış bir rejimin utancı bile hissedilmiyor ortalama yurttaş üzerinde. Birileri “mal paylaşımında” her kaybettiğini düşündüğünde ya darbe yaparak, ya parti kapatarak gayri meşru yolları deniyor. Siyasilerin yegâne tepkisi ise her seferinde yeni bir parti kurarak, yeniden kapatılmayı beklemek oluyor. Bu oyundan sıkılmadınız mı? Herkesin kabul ettiği gibi bu dava ve “kapatma” süreci hiç kimse için sürpriz olmadı. Hatta kerameti kendinden menkul Abdüllatif Şener Başbakan’a “Ben sana 1 yıl önce söylemiştim” diye caka satabiliyor. Tüm bunların karşısında Başbakanın tepkisi ise “Bırakın bu boş işleri oluyor” Ne kadar tanıdık bir tavır değil mi? Ne demişti Necmeddin Erbakan: “Fasa fiso” Türkiye’de yaşananların ülke içinde gelişen bir iktidar mücadelesi olduğunu düşünmek saflık sanırım. 2...