Kayıtlar

Şubat, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ODTÜ ÇOCUKLARI!

Resim
1. 2008’in Mart ayı... Türkiye’de bir ilk yaşanmış ve siyasi bir inatlaşmadan da çıksa kamuoyunda “başörtüsü düzenlemesi” olarak bilinen bir yasa meclis genel kurulundan geçmiş… Kısaca başı örtülülere üniversite kapısını açan bu yasal düzenleme, eğitim hakkının evrensel ve vazgeçilemez bir insan hakkı olduğuna atıf yapıyor, bu ilkel yasağı kaldırmayı amaçlıyor. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) bir genelge yayımlayarak üniversitelerden yeni düzenlemeye uygun olarak hareket etmelerini istiyor… Her şey bundan sonra başlıyor işte. Yasal bir düzenleme yapılmış, YÖK genelge yayımlamış… ODTÜ güvenlik görevlisi Soner ERÇİM yasalara uygun olarak üniversiteye başı örtülü girmek isteyen kızlara üniversitenin kapılarını açıyor. Kanunu uyguluyor aslında… Hemen ardından da üniversite yönetimi tarafından önce başka bir bölgeye sürgün ediliyor, ardından bu yetmiyor güvenlik görevlisi olmasına rağmen başka bir işe gönderiliyor. Yetmiyor, attığı her adımdan dolayı soruşturma geçiliyor… Bu da yetmiyor, bir sa...

HUKUKTA MERDİVENALTI: HSYK

Resim
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) dün aldığı bir kararla, Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal, Erzurum Özel Yetkili Başsavcıvekili Tarık Gür, Cumhuriyet savcıları Rasim Karakullukçu ve Mehmet Yazıcı'nın, yetkilerinin kaldırılmasına karar vermiştir. Bu kararla üyelerinin özlük haklarını, atamalarını ve tayinlerini yürütmekle yükümlü idari bir kurum olan HSYK, hukukun alanına müdahale etmiş ve hukuki işleyişe tecavüz etmiştir. HSYK bu kararla kimlerin soruşturulabileceğine, kimlerin soruşturulamayacağına karar verdiği gibi, görevden alınan savcıların, yerine atanacak savcılara da gözdağı vermiştir. Bu karar hukukun siyasallaştığının en bariz örneğidir. Bununla birlikte yargıcı darbesinin 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’e ifade vermesi için 26 Şubat’a kadar süre verilmiş iken gerçekleşmiş olması, yargıcıların emir komuta zinciri içerisinde yer alıp almadığına dair şüpheler doğurmaktadır. Eğer bu kalkışma askeri makamların haklılığını ispat maksadıyla savcılar üze...

BAROSUNUN DANIŞTAYI!

Resim
Şaşırıp şaşırmadığımı soruyor arkadaşlar. Baştan söyleyeyim ki, hiç şaşırmadım. Kararın nasıl verileceğine dair tereddütüm yoktu. Ama, evet itiraf edeyim, zamanlama beni şaşırttı! Ben Danıştay kararının sınavlara çok az bir zaman kala verileceğini ve hem YÖK’ün iki ayağının bir papuca sokulacağını, hem de meslek lisesi öğrencilerinin psikolojik olarak perişan edileceğini düşünüyordum. Hemen sevinmeyin… Daha zaman var ve henüz oyun bitmedi, hala haklı çıkabilirim! Danıştay’ın katsayı kararını erken! açıklaması YÖK’na yeni bir düzenleme yapma şansı verdi. Belki de ilgili daire sınava kadar bütün kartları açtıralım da, “altın vuruş”la işi bitirelim diye düşünmüştür! Neden olmasın? Katsayı sorununun en temel üç muhatabı var malumunuz. 1. İstanbul Barosu 2. Danıştay 3. Meslek lisesi öğrencileri ve aileleri Istanbul barosu açısından bakıldığında, Hukukun yaygınlaştırılması ve adaletsizliklerin giderilmesi için çalışması ve hukuktan taraf olması gereken bir meslek örgütünün, üzerine vazife ol...

SUS NESRİN SUS!

Sus Nesrin sus cyranodebergerac@timeturk.com Önce bir internet sayfasında izledim. Birkaç dakikalık bir konuşmaydı. Sonra bir lokantada televizyonda ilişti gözüme… Uğur Dündar alışık oluğumuz ciddi televizyon yüzü maskesiyle ve üstelik maskenin de önüne geçen “Bakın, şimdi tarikatımızın işine gelecek şeyler söyleyecek, iyi dinleyin bakışıyla” hayran hayran soru soruyordu… Yoksa hayatını Türk tipi laikliğe feda etmiş! bir “kamu malı”, kelebek yaka dahi olsa, bir türban!lıyı “kamusal televizyon alanına” neden çıkarsın ki? Bu kadını hatırlıyordum bir yerlerden. Onca unutmaya çalışmalarıma rağmen, daha görür görmez tanımıştım. “Allah kahretsin” dedim bu O! Dakikada 2,5 cümle kuruyordu üstelik. Buna şaşırdım. Eskiden önüne konulmuş A4 metinleri okurdu, gözünü bir an notlarından ayırmadan. Şimdi peş peşe cümleler kurabiliyordu. Keşke cümle kurmadan önce tartıştığı / yanıt verdiği şey’in ne olduğunu anlamış olsaydı! Belki bu kadar komik olmazdı o zaman… Kendisini şartlandırmıştı baştan, b...

SEN TAŞ AT, BEN MERMİ

Resim
Yok. Bugün hukuki mevzuat günüm değil. Güvenlik güçlerine muhakemetin, ulusal veya uluslararası mevzuattaki yeriyle ilgili değilim. Vatanın birlik ve beraberliği, milletinin ülkesiyle bölünmez bütünlüğü ve ulus devlet ideasının kime bilmem ne faydasının olduğundan da bahsetmeyeceğim. Milli Eğitim Bakanının elinden takdirname almış Berivan’ın kaç yıl hüküm giydiğini de dilime dolamayacağım. Benim gibi okul hayatı tembellikle geçmiş, hiç bakan elinden ne takdirname, ne teşekkür belgesi alamamış Anadolu evlatlarına haksızlık etmem istemem. Takdirname alan Berivan’la, tembellik eden Berfin arasında sınıfsal bir çatışma olsun da istemem! Üstelik her sorunu sınıf çatışması denkleminden okuyan anlı şanlı solcu yazarlarımızın “Takdirname alan Berivan” modelinden yola çıkarak oluşturdukları yeni sınıfsal çatışmaya da taraf değilim. O işi kadrolu arkadaşlarımız yapıyor zaten 1950 model zihinleriyle… * Bilinçlerimiz taptaze. Taş bize önce Filistin’i çağrıştırır ve Filistin’in çocuklarını… Hepimiz...