RÜZGÂR GÜLLERİ CYRANO DE BERGERAC 09.10.2024 Eskiden üniversiteler şimdiki gibi laylaylom yerleri değildi. Orada bir kimlik inşa edilir, adeta hayatla bağımız yeniden kurulurdu. Nerede durduğumuz, olaylara yaklaşımımız, değerlendirmelerimiz geldiğimiz günle ayrıldığımız gün arasında yüz seksen derece fark gösterirdi. 1990 yılında üniversiteye başlarken kendimi solcu zannediyordum. Bu konuda yalnız olduğum da söylenemezdi. Etrafım benim gibi ezbercilerden oluşuyordu. Ve biz bizim gibi olmayan herkese gülüyor, söylediklerinin doğru, mantıklı şeyler olup olmadığına bakmadan onlarla dalga geçiyor, alay ediyorduk. Ama işler istediğim gibi gelişmedi. Ne gülüp eğlenecek, ne de gezip tozacak vaktim hiç olmadı. Belki birkaç ay boyunca ben kimim, ben neyim sorularına cevap ararken geçirdiğim süre laylaylom günlerinden sayılabilir. Eskiden alay ettiğim insanlarla alay edememek bir yandan canımı sıkarken diğer yandan giderek onlara benziyor olmak itiraf etmeliyim ki o zamanlar ço...
Bu blogdaki popüler yayınlar
Kerem'e Ağıt
Ardımda hiçlik dereleri Önümde varlık gülleri Ellerim Kerem’in elleri Uzaktan çocuk haberleri Dediler ki Kerem ölmüş Güzellikler deren ölmüş Canımın bağı oğlum Kalbimin ağı oğlum Acının dağı oğlum Derdin otağı oğlum Yel eser ağu oğlum Önümde duran ova Bir kan çanağı oğlum Gökyüzü boydan boya Hüzün ırmağı oğlum Senin güzelliğinden Yerler ağmalı oğlum Hasretin inceden akan su gibi İçimi doldurup taşırır gibi Her adımda kurulu bir pusu gibi Deniz diplerinin yosunu gibi. Dereler tepeler çağlıyor oğlum. Rabbim aramızda gizimiz var Bir sandık içinde çeyizimiz var Uzar mahşeredek dehlizimiz var Batan günlerde akar güzümüz var Ağaçlar dallarını eğiyor oğlum Cennetin güzel çocuğu Gözleri gül tomurcuğu Yavruların yavrucuğu Unutma şu babacığı Şu babacık gönlünü dağlıyor oğlum Özden harabeyim ben Onulmaz yareyim ben Kendime çareyim ben Kerem’im divaneyim ben Aleeddin ÖZDENÖREN
gazel
Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne Rîze-i elmâs eker her açtığı zahma o şûh Lûtfu var olsun eder ihsân ihsân üstüne Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne Yârdan mehcûr iken düşdük diyâr-ı gurbete Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına Eylemişler Râsih’e bühtân bühtân üstüne Râsih Bey Ey sevgili! Gözlerini süzme ki, kirpik kirpik üstüne gelmesin; böylece bağrımda (gönlümde) açtığın yaraya ok üstüne ok atmış olma (üst üste kirpikler; üst üste ok demektir). Sevgili, açtığı her yaraya elmas tozu ekiyor. Lutfu var olsun; (aşıkına) ihsan üstüne ihsanda bulunuyor (Sevgilinin birinci ihsanı aşıkının bağrında açtığı yara, ikinci ihsanı da o yaranın kapanmasını engelleyen elmas tozudur). Ey sevinç; gönlümde gam var, şimdilik lutfeyle sen gelme. Çünkü bir evde misafir üstüne misafir uygun düşmez (gam gibi değerli bir misafir var iken sevinci ağırlamak m...
Yorumlar