güle güle
sabahın altısı
kahpe bir aydınlık sarıyor her yanımı
gülümseyen çiçekler kadar yalancı
ağrıyan başım gibi acı
gözlerimle ruhumun tezatlığı
çarpıyor yorgun bacaklarıma...
derme çatma bir oda
dağınık bir yatak
karışık bir masa
duvarda ruhunun asılmış resmi
üzerimde sesinin rengi
her sabahın altısında
elimde bir avuç kitap
üzerimde haki kamuflaj
ya da adi bir üniforma
aramak için ayak izini
sürüklenmişim yatalak bulvarlara...
içime sinmiş korku
sönmüş bir gaz lambasının
isli kokusu...
küf tadında eski bir sandığın
cezbeden buğusu...
mithatpaşa dan adımlarken kaldırımları
parke taşların kustuğu
ayaklarımdaki acı...
damarlarım her gün
biraz daha çekilirken
kir ile yıkanmış
bu temiz şehirden...
.
.
yapraklarını dökmüş ağaçlar
nasıl da benziyor
yaşlı analara...
vakit daha erken gitmek için.
saat daha sabahın kaçı...
söyleyecek sözlerim var,
cümlemi bitirmedim daha...
ama, sen git istersen...
uçurumlar birleştirir
bütün zirveleri nasılsa...
22 Eylül 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
BOSNA GÜNLÜKLERİ -2
10 Şevval 1447, Çarşamba / Ankara Havaalanında uçağı beklerken pahalı ve pahalı olduğu kadar klorlu çayımızı yudumluyoruz....
-
RÜZGÂR GÜLLERİ CYRANO DE BERGERAC 09.10.2024 Eskiden üniversiteler şimdiki gibi laylaylom yerleri değildi. Orada bir kimlik inşa edilir,...
-
Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne Rîze-i elmâs eker her açtığı zahma o şûh Lûtfu var olsun ...
-
Ardımda hiçlik dereleri Önümde varlık gülleri Ellerim Kerem’in elleri Uzaktan çocuk haberleri Dediler ki Kerem ölmüş Güzellikler deren...
2 yorum:
''Duvarda ruhunun asılmış resmi,
üzerimde sesinin rengi'' Şiir çok güzel fakat bu cümle bir başka...
Sevgiler.
teşekkürler...
üstün
Yorum Gönder